enes_bag.sitemynet.com
ENES RECEP BAĞ
SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ
www.enesrecepbag.com.tr.tc
Fotolarla Enes Ailem Akrabalarım Komşularım Arkadaşlarım Asker Arkadaşlarım Aksaray 68 Demirci Kasabası İslam Şehitlerimiz Enteresan resimler Şiirlerim Sizin Şiirleriniz Linklerim TV & Videolar Mücevher DEMİR Fıkra ve Anılar İki Arkadaş

Sizin Şiirleriniz

TABUTUMUZ MUSALLA TASINDA

Fani olan bu dünyadan bir gün,
Haberimiz olmadan aniden
Güzün gülün soluşu misali
Tabutumuz musalla tasında

Hayatın işveli acı tatlı
Yaz bahar olup olmadığını
Anladım anlayamadım derken
Tabutumuz musalla tasında

Ah ..!gezip tozup yiyip içerken
Başıboş olduğumuzu sandık
Geçilen yerden yine geçerken
Tabutumuz musalla taşında

Tefekkür, kanaat ve şükür yok,
Besmelesiz sofranın başında.
Kerameti kendinden sanırken,
Tabutumuz musalla taşında.

Ya kahve, ya camii avlusunda,
Onun-bunun gıybetin ederken
Mevkii, makam var zenginim derken
Tabutumuz musalla taşında

Geçim düzen oğlan ve kız derken,
Ölüm mü? Gelmez daha çok erken
Hayat zor, acı zehri içerken
Tabutumuz musalla tasında

Az yaşa, çok yaşa sonun ölüm,
Öyleyse! niye? bu haksızlık zulüm.
Tek tek, sıra sıra,bölüm bölüm
Tabutumuz musalla taşında

Ağayım beyim büyüğüm deme,
Haram olmasın tatlı aşında.
Henüz hesap gelmedi gündeme,
Tabutumuz musalla tasında.

Dökülür zülfün kara kaşına,
Bakılmaz genç ihtiyar yaşına
Kalırsın mezarda tek başına
Tabutumuz musalla tasında
Saban BAG

AH GENÇLİK...!
Şu, geçenlere bir bak!
Nerde? Ar hayâ perde.
İnsan değil bir kabak,
Güya gençlik var serde.

Nikâhı hafife al
Şeytana pabuç çıkart
Günah deryasına dal
Nasıl geçilir? Sırat

Ayak göbek baş açık
Umurunda mı millet
Harama açık saçık
Çökmüş ruhlara zillet

Sonra doyuma ulaş
Kayıp ol, köşe bucak
Göz yaparken çıktı kaş
İşin sonu ne olacak?

Bunalım ve intihar
Gitti bir hiç uğruna
Ah! Yaşanmadan bahar
Aldı toprak bağrına

Ölmekle de iş bitmez
Verilecek o hesap
Nekir ve Münker gitmez
Çekilir sonsuz azap
Şaban Bağ

AKILLI OL DOLDUR TESTİNİ
Kurulur düzen görülür hak hesap
Öyleyse az düşünüp çok konuşma
Birazda ahiret için hesap yap
Beyhude çalışıp boşuna koşma

Ahmak! Gidilince dönülmez geri
Niçin nefsine uyarak yaşarsın
Hesap içinde ol! Gafil serseri
Şimdilik bendine sığmaz taşarsın

Şefaatçin olmazsa düşersin dara
Sen, çeşme akarken doldur testini
No! gitme plaja pavyona bara
Akıllı ol yahu doldur testini

İbadet etmeden ahiret uman
Bitmez emeller, terk etme tövbeyi
Yanar ateş kaplar her yeri duman
Aldı toprak! Nice ağayı beyi.
ŞABAN BAĞ

VARAMAM SİLAM
Gözlerimden akıyor hicran göz yaşları
Beni yakıp kül eden sevdiğimin kaşları
Ben yaralıyım zaten atma bana taşları
Dolanıyor havada martı kuşları

Uzatıyorum kolumu ermez sılaya
Nazlı yarım koydu başım belaya
Bu ayda olmassa gelecek aya
Varamam sılam düştüm gurbette sevdaya

Ayrıdır başkadır yadelin gülü baharı
Yağdı mı bir kez kalkmaz bir daha karı
Her akşam ağlarım ben zarı zarı
Sana varamam sılam koyup ta yarı
Şaban Bağ

ANNE
Dert kervanımın önünde gider
Gam yüklerimi çekerdin anne
Yok olur elem giderdi keder
Sanki sen benim her şeyimdin anne

Gizli sırlarımı açardım sana
Şimdi ise çok yalnızım anne
Ne olur şefkatle yine bak bana
Sevgine çok çok muhtacım anne

Emanetin akılsız perişan
Halini gözün görmesin anne
Ben rast derim o acem aşiran
Saz teli düzen tutmuyor anne

Allah kimseye etmesin muhtaç
Gözbebeğinden fayda yok anne
Ne zengini tok ne fakiri aç
Ben bu sırrı çözemedim anne

Bura dünya nasıl olsa olur
Halin nicedir orada anne
Kul karşısında ettiğin bulur
Allah rahmanı rahimdir anne
ŞABAN BAĞ

ANNE
Her açan çiçek solmasa
Her şey neyse ya, şu ayrılık olmasa
Gözler yaşlı günlerce ufukta kalmasa
Ne güzeldir dünya, ne güzeldir yaşamak
Ne güzeldir âleme, saadet gözlerle bakmak
Şaban Bağ

ANNELER GÜNÜ
Annem yok! Ama kutlu olsun anneler günü
Ne hoş kiminin bayramı kiminin düğünü
Temmuzun sıcak güneşi tenini kavurdu
Yangın yerindeki külünü yeniden savurdu

Sunmak isterdim kır çiçeklerinden bir demet
Orak tutan ellerine gelinciklerden taç
Oysa getirmez onu bin pişmanlık nedamet
Şimdi toprak oldun ruhun fatihaya muhtaç

Kutlanmadı hiç anneler günün bilemezsin
Sen inek sağdın sen beşik salladın bağ bozdun
Çorak toprak alın yazın oldu silemezsin
Gün görmedin çile çektin hak yolunda tozdun

Ruj makyaj süs nedir bilemezsin her şeyin tabii
On iki doğum kimi sağ kimi öldü sabi
Ah!murat almadın her şeyi elinle ittin
Anneler gününde elin öpülmeden gittin

Anneler günü nedir? Bilmezsin kutlamadın
Sen o gün susuz hıyara bibere su verdin
Mayısın ilk pazarından habersiz yaşadın
Kimse sanmasın ki gün gördün murada erdin

Geçsin sıraya oğlu kızı damat gelini
Çünkü cennet annelerin ayaklarının altında
Annesi sağ olanlar öpsün onun elini
Sanki sansınlar onu padişahın tahtında
Şaban Bağ

AŞKI BANA SORMAYIN
Aşk denen nesneyi sorma sakın arkadaş bana
Dinle ondan tek kalan şey hatıra
Bir dakika dur onu da anlatıvereyim sana
Benim aşkım böyle olmadı ama
Büyük iltifatlar nazik hürmetler
Bunların sonunu bir kara gün bekler
Bundan önce kurarsın hayali yaparsı bir şeyler
Boşuna girdiğin musibetler verdiğin emekler
İşte kalan bir hatıra parçası balkona çıkardı her akşamları
Rengini gülden almıştı sanki o kumral saçları
Geçti günlerim hep meyhane yollarında
Ölmek istemişim o zalimin kollarında
Ne oldu biliyor musun ? kurduğum hayaller tarımar oldu
Gonca aşkım zavallıcık açmadan hemen sarardı soldu
En sonunda açtırıp koklayan yine el oldu
Uyuma arkadaş karşımda bu bir masal değil
Bir kısa rüya ve bir acı son
Uçma beyhude bir çiçek bul ve kon
Şaban Bağ

AŞKIN GÖZ YAŞI
Çözüm aşkın gözyaşlarında kaldı
Bir yar sevdim onu yad eller aldı
Gönlüm derin hülyalara daldı
Ne yapayım hayatım talih elimden aldı

Elimden geleni ben sana yaptım
Doğru yoldan inan sen saptın
Biraz olsun gönlümü yine sen ağıttın
Kurdugum hayalleri yine sen dağıttın

Unutulmaz acılardan birini yaptın
Ey! İlk hançeri kalbime sen kaktın
Ben zaten küldüm yeniden yaktın
Yağdı yağmur esti rüzgâr külümün yerine baktın

Nazın çekilir mi ey Adem kızı?
Bana ettin başkasına etme bu nazı
İşittin mi bendeki bu hırçın hazı
Bana ettin başkasına etme bu nazı
ŞABAN BAĞ

DERBEDER ETTİN
Canım dedin gittin
Beni derbeder etten
Gittigim yerde
Tutuldum derde
Verdigin söz nerde
Perişan oldum
Gül gibi soldum
Gittin nerdesin?
Dünyamla aramda perdesin
Derbeder ettin
Nerdesin.......!
ŞABAN BAĞ

DÖNEMEN ÇEK BENİ
Bütün gece yavruma ninni çaldım
Tatlı uykularımı böldüm
Gecenin yalnızlığından sessizliğinden
Hatta babasının yoksuzluğundan
Korkmadım
Kalktım ona meme süt verdim
Şikayetçiyim felek bahtsızlığımdan
Bir yavrum vardı karanlık odamda
Yanımda
Ne olmaz hayaller gözüm yarı kapalı
Her şeyi unuttum yavrum benden ayrıldı
Gezişine yiyişine içişine hayran kalır sevinirdim
Şimdi sen yoksun başkalarını görünce didinirim
Aklımdan hiç çıkmazsın gözüm yaşım çağlarım
Aynadaki resmine bakıp bakıp ağlarım
Bu hasret bana yaman geldi pek
Dönmen mümkün değil senin bura
Yakma fazla dayanamıyorum acına
Beni de çek ora
Bayramları yalnız ben sesiz kutluyorum
Çek beni öp elimi
Öpeyim gözlerinden
Şaban Bağ

DÖRT DUVAR ARASI
Figanımı zapt eyleyemem
Kendimce bir şeyler yapar çatarım
Sevgi fışkırır kalbimden
Çarpar kalır dört duvar arsında

Teneffüs ettiğim hava kirlenir
İçtiğim sular ılık
Ya hele benzim sop soluk
Ah o dört duvar arasında

Yok, olamaz karşımda hiçbir kimse
İnsan cin pir arama bir nesne
Yine baş baş başayım hayal ve düşlerle
Ah o dört duvar arsında

Perdem her an inik kalır
Güneş nedir bilmez
Gözyaşım akar silmem
Ah o dört duvar arasında

Ön karşı duvarda bir Kâbe resmi
Dilimdedir her dem Allahın ismi
Bilemezsin ben neyim ismi cismi
Ah o dört duvar arasında

Evimin tek penceresi var
Aksidir yönü kuzeye bakar
Üstelik hayali canımı yakar
Kaldıkça o dört duvar arasında

Kapanırım saatlerce kim ara kim sorar
Çıkmak isterim dışarı veririm karar
Yaksam sobayı evimi kara duman sarar
Kalır oda dört duvar arasında

Ben neyim ne olur bana söyleyin
Halim budur ister gülün ister ağlayın
İster durgun akın ister çağlayın
İster al giyin ister kara bağlayın
Şaban Bağ

FACİT DAİRE
Ağız tatlı, gönül hoş değil,
Sözün güzeli, asla boş değil
Allah katında sabra ecir vardır
Zararın neresinden dönülürse kardır.

Biliniz ki gece neleri örter
Gün doğmadan neler doğar
Neşe girdiği yerde kederi kovar
Kovalamaca sürer facit daire içinde

Bilinsin ki! Allah unutma sıfatından uzaktır,
Cenk meydanında Mevlanadan söz etmek tuzaktır
Miss globe nedir? Şeytansa ayrıntıda gizlidir
Sağ gösterip sol vura dur! Ömrün takipte izlidir

Savaşın iyisi, barışın kötüsü olmaz
Testinin dibi delikse asla su dolmaz
Bu dünya fanidir boşa kimseye kalmaz
İnkârcı küfür ehli belasın bulur bir gün
Şaban Bağ

FELEK BANA
Hüznümden kederimden
Ben geçmişim kendimden
Bir yudunca şişemden
Kurtuldum düşünceden

Bu elemi bu kederi
Bu hüznü bu derdi
Fazladan felek bana
Senin aşkını verdi
ŞABAN BAĞ

GİR HAK YOL İSLAMA
Bil..! bir kalpte iki sevgi yaşamaz
Kılavuzu olmayan dağ aşamaz
Kükreyen sel olup bentten taşamaz
Kişi hak yolunda yolcu olamazsa

Hayâsız akından iman bendini
Şirkten ve şüpheden koru kendini
Ahmak..! felsefe mi sandın sen dini
Gir hak yola, yolun yolcusundan ol

Söyle seni kim yarattı yok iken
Cennet yolu pek karışık taş diken
Var mı? İslamın bileğini büken
Çaresizsin hey!gir hak yol İslama

İyi ye iç gez yürü hesap yok san
Gelen mutlak gidecek bir han
Vahyi inkâr et,başka şeye inan
Gir hak yola yolun yolcusundan ol

Yarın hakkın huzuruna gidince
Hesaplar görülecek ince ince
İnsan başıboş olduğunu sanır
Küstahlaş şeytan vesvese verince

Artık her şey din tamam din kemal
Bil..!Q Hesabı vereceğiz behemal
Ki... vaad olunan zaman gelince
Hesaplar görülecek ince ince
Şaban Bağ 19.12.2003

GÖRÜR GİBİYİM
Gel canım tut elimden
Görür gibiyim olacakları
Sakatım diz ve belimden
Ölümümde eve dolacakları

Herkes bir rol almış
Şu yalan dünya sahnesinde
Kimi pür dikkat kimi dalmış
Bilmem dünya nesinde

Emir olunan gibi olmak
Zor gibi görünüyor
İyisi bir gönüle girip dolmak
Ay dünya ve güneş dönüyor
ŞABAN BAĞ

GÜVENME
Yaslanma duvara bir gün yıkılır
Virane haline elbet bakılır
Dünyada bilmem neden can sıkılır
Yaslanma duvara bir gün yıkılır

Dayanma ağaca elbet bir gün kurur
O pembe rengin gün olur solar
Her daim için Allahın dediği olur
Dayanma ağaca elbet bir gün kurur

Güvenme insana elbet bir gün ölür
Daralan kulunu Mevla hak görür
Hak yolundan çıkanı çok kötü sürür
Güvenme insana elbet gün olur ölür
Şaban Bağ

HABERSİZ
Büyük serüvenler harcın değildir artık,
Bırak hayal âleminde gezip tozmayı
Geç oldu yeter içme! Hesabı kabarttık
Bırak gururu kibiri adam bozmayı

Bak! Deniz dalgası erişmiyor kıyıya
Hem de sessiz asude, geçelim karşıya
Ha! Birde uğrayalım kapalı çarşıya
Tekrar gerçekle kalalım karşı karşıya

Bırak mehtaplı gecede yıldız saymayı
Bak! Birazdan tan ağarıp güneş doğacak
Hüner say dur, hesap ödemeden kaymayı
Hey! hakk gelince batılı zaten boğacak

Ruj, oje ve briyantin, saçlar isyankâr dik
Gayesiz gezer yürür, şer akar yüzünden
Bak şu çukuru dolduran aşina bildik
Habersiz! Allahın ayetinden cüzünden
Şaban BAĞ

HASRETİN ÇEKİLMİYOR
Kaderime boyun eğdim
Bekliyorum sıramı
Anlatamam acımı
Ben doymamıştım
Doysun kara toprak
Nasıl korkardı bir bilseniz
Yalnızlıktan soğuktan
Oysa şimdi
Soğuksun yalnızsın
Ürpermiyor musun ?derinden
Hasretin çekilmiyor
Artık tut elimden
ŞABAN BAĞ

HAYAL VE ÜMİT
Filizlene bir ümitle yine
Başım sevdalı
Hem de kara sevdalı
Dolaşıyorum ölgün mahzun
Mırıldanarak kendi kendime
Çamurlarını çiğneyerek
Kulu sokaklarının
İçimde karışık bir his
Meçhul bir sıkıntı ile sevinç
Ve geldim eve
Aldım şiir defterimi elime
Son verdim içimdeki meçhul eleme
Yazmıştım bir şiir sevgilime
Aklıma geldi
Okuyabilirmiyim ki ona
Mutlu bir günde diye
ŞABAN BAĞ

HAYDİ
Kaldır perdeyi göreyim yüzünü
Dağılsın kalbimin elemi hüznü
Bakışların manalı duruşun ne hoş
İçtim ümitlerimi şişem artık boş
Gönlümü kaptırdım çapkın ben sana
Yalvarıyorum ne olur geliver bana
Doyayım güzele kanayım aşka
Bu gün sarışınsın yarın bambaşka
Gel artık boynuma at kolun
Yolcusuyuz hepimiz o meçhul yolun
Şaban Bağ

HAYIRLI EYLE
Çoktandır yazmıyordum
Bırakmıştım kalemi
Kaderime ağlıyordum
Neyleşmiştim âlemi
Tabiatın baharın
Uyandığı misali
O çılgın aşkın
Yeşertecek mi? kalbimi
Aldım resmini önüme
Sanki gülüyordun yüzüme
Mecnunun oldum süründürme
Âlemi düşmanı güldürme
Şu mübarek gecede
Dua ediyorum geri çevirme
Kadirsin her şeye
Ya rab bu işimi hayırlı eyle
Şaban Bağ

YENİ YIL
Tebrikler yağar birbirimize
Şimdi yirmi yaşındayım girdim yirmi bir yaşına
Ne deseler iyi yeni yılınızı kutlarım kutlada
Yeni yıl deme sakın adına
Düşünün yahu yenisi mi kalıyor
Bir yaş daha kaybedip ihtiyarlıyorsun
Seni bekleyen son güne biraz daha yaklaşıyorsun
Yaklaştığında bir tarafa gafil gidiyorsun
Vel hâsıl sana ayrılan ömrü tüketiyorsun
Yeni diye bir şey yok ortalıkta
Eskiyor günler aylar yıllar geçtikçe
Kürre-i arz ve her şey
Şaban Bağ

YALNIZLIK
Şu anda yirmi yaşındayım
Bir bilseniz ah ne haldeyim
Ana kucağından baba ocağından
Çoktandır ayrılmışım gamdayım

Bırakmadı bırakmaz
Yalnızlık yakamı
Vardığım yerde bana
Derler bu kimin adamı

Kapanırım karanlık odama
Ömründe görmemiştir badana
Otururum içinde çehrem güneş görmez
Yalnızlığım sona ermez
Şaban Bağ



BULURUM GÖZLERİME YAŞ SEMADA BULUTSANDA
Yolculuk ebediyete olsa da adım adım,
Sen ki beni unutsanda ben seni unutmadım.
Doğacak olsa bile bir zaman batıdan güneş
Bulsan da kendine, çok sevdiğin müstakbel bir eş,
Ben seni unutmadım! Sen ki beni unutsan da,
Bulurum gözlerime yaş semada bulutsan da.

Unutma... Şeref denilen şey limansız adadır,
Terk edersen orayı dönemezsin asla geri.
Sanki önce sevip sonra terk, ihanet modadır,
Sarsan da sevda yüklü kervanıma elem kederi.
Ben seni unutmadım sen ki beni unutsan da,
Bulurum gözlerime yaş sema da bulutsan da.

Tutsa da ahın, gözlerimde yaş,yatakta hasta,
Mahzun dolaşsam köşe bucak, olsam da hep yasta.
Bekleyeceğim gözlerim yaşlı, ufka bakarak,
Rüyada da olsa parmağına yüksük takarak.
Ben seni unutmadım sen ki beni unutsan da,
Bulurum gözlerime yaş semada bulutsan da.
10 EYLÜL 2003
Şaban BAĞ

HAYAT BU

İlahi emir, yaratıldık geldik dünyaya,
Üzerinde hiçbir şey yok, anadan üryan,
Sonra baktık sabit noktaya, güneşe aya,
Kısır döngü içinde süren feryadı figan.

Çünkü borçlu doğduk, daha dünyaya gelmeden
Ahtapot gibi sarıyor, senin her yanını,
Leş kargası... Çivi çakıp delik delmeden,
Sonra bir ömür insafsız emiyor kanını.

Galiba hesap kitap sorgu sual yok sanır,
Yaşa ahmak! Yol daha nereye kadar gider.
Azrail polisi yola çıkar seni tanır.
Keser sonsuzluk bileti, her şey burada kalır.

Mesai, taksitler durun artık hele şurada,
Gün olur bizde göçeriz kalamayız burada.
Bizimde arkamızdan ağlayanlar bulunur,
Gün akşam olur. Yağmur diner ve deniz uyur.

Bunlardır sitem edip adını andıklarım,
Bana adres sormayın hele vefasızlığın.
Acıda bırakıp ta gitti dost sandıklarım
Yıllar var, ararım yerini cefasızlığın.
28.05.2000
Şaban Bağ

SARILALIM ALLAHIN İPİNE TOPTAN
İnsanları kötülemekten dilini koru,
İsrafil'in elinde hazır duruyor boru.
Gelir kabire, Nekir-Münker sorarlar soru,
Ölüm ölür, sonsuz hayatta görürsün zoru.

Dünya.dünya..!toru topu dört şeyden ibaret,
Kalbi perdeler mal, Haktan alıkoyar çok kelam.
Hakkı batılı iyi bil, Hakka ittiba et
Uyku-yemek kalbi katılaştırır vesselam.

İlim cehli giderir, ahmaklık baki kalır,
Güneşte buz erir, malını gelir yel alır.
Allaha inan güven, neyden kalırsın mahrum
Verecek hesabı, islamı ve diyar-ı Rum.

Üstündür..!Salih amel.mal dan edep soy soptan,
Resul der..!sarılın Allahın ipine toptan.
Hoş gönül, sıhhat gibi sermaye olmaz,
İslam güneşi bir çiçek ki ebeden solmaz.
04.02.2005
Şaban BAĞ

GÖZÜN MÜ KÖR ?

Modernlik uğruna nikâhı takma,
Gez, yürü başıboş geriye bakma.
Kaybettin oynadığın bu kumarı,
Sen yandın bari başkasını yakma.

Sevgililer günüymüş onbeş Şubat,
Geldi geçti, gelsin geçsin nicesi.
Ütopik bir duygu, kalbinden sil at
Dilinden düştü isminin son hecesi

Loş ışıklı mekânlarda tepinme,
Sonra zil zurna sarhoş yorgun argın.
Annen pencerede..taksiden inme
Hey geldin eve ama,baban dargın.

Aklınca yaşar,birine bağlanmaz,
Bilmez mi? Hayata nokta konacak
Bunlara nasıl acınıp ağlanmaz,
Soğuk kabirde titreyip donacak.

Aileler gelir karşı karşıya,
Şan şeref yarışı yapılır gayrı.
Soğuk bir haber yayılır çarşıya,
Kör pişman yollara düş ayrı ayrı.

Yüce emre uyarak kur yuvanı,
Mesut mutlu nasıl olunurmuş gör.
Arı balla doldururken kovanı,
Olanlardan ibret al gözün mü kör?
Şaban BAĞ 15 şubat 2005



KADIN
Bilemiyorum!gecenin bu saatinde,
Nankör müyüm ? yoksa haddimi aşıyorum.
Tıpkı ruhsuz robot gibi, bedenim inde,
Benim ki yaşamaksa işte yaşıyorum.

Değermi kısacık ömürde yaptıkların,
Insan bu kadar acımasız olur böyle.
Sorarlar nerde ? deger verıp taptıkların,
Niçin bakışın dik kaşların çatık öyle.

Ver ellerini koy bir kalbimin üstüne,
Ararım tutmadın elımden küstün mü.! ne?
Şuh oldugu zamanda doyulmaz tadına
Melek bıle olsa bel baglanmaz kadına

Haram ettın uykuyu şu uzun gecede,
Gözüm geçen tanıdık arar pencerede.
Şuh oldugu zamanda doyulmaz tadına
Melek bıle olsa bel baglanmaz kadına

Bır baŞkasını görmeme engeldin settin,
Revamı hayatı bana çekılmez ettin.
Şuh oldugun zamanda doyulmaz tadın
Sen neymişsin böyle huysuz ve tatlı kadın

Bilmiyorum böyle sitemim kahrım kime.?
Oysa vema kane lınefsı en temute.
Işte böyle ! beklerım gelirse sabahı,
Sanma ki!kalır kimsede kimsenin ahı.

Şu kış gecesi içim dışarıdan da sert,
Gündüzüm elem keder gecemse ayrı dert.
Şuh oldugu zamanda doyulmaz tadına
Melek bile olsa bel bağlanmaz kadına
15 Ocak 2005 Saban BAG



HOYRAT
Gönül bahçeme bir hoyrat girmiş
Gonca çiçeklerden bir demet dermiş
Sanırsın bu hoyrat murada ermiş
Çık git hoyrat senin işin ne burda

Gönül bahçem duvarsız herkes girer
Açıktadır goncalar kim olsa derer
Kovarsın hoyratı goncayı yerlere serer
Çık git hoyrat senin işin ne burda

Gönül bahçem içinde neler var neler
Manolya nergis menekşe ve daha laleler
Böyle bahçeyi kim olsa sever
Çık git hoyrat senin işin ne burda

Gönül bahçem etrafına çekersem perde
Belki düşürmezler işte o zaman beni derde
Bu bahçemin kıymetini bilecek nerde
Çık git hoyrat senin işin ne burda

Gönül bahçem içinde hoyratın kaba izi var,
Manolyaların üstüne yağar kışın kar.
Bahçem bulamadım gönlümce garip bir yar,
Çık git hoyrat senin işin ne burda.

Gönül bahçem hoyrat senin yüzünden sarardı,
Nergis üstüne kızıl ışık veren günde karardı.
Hoyrat habersiz girdin bahçeye girmen zarardı,
Çık git hoyrat senin işin ne burda

Gönül bahçemi hoyrat terket ne olur,
Sanma ki bu âlem kimseye kalır.
Adalet topaldır er geç yerini bulur,
Çık git hoyrat senin işin ne burda.
ŞABAN BAĞ

İÇİMDE
Kaldırdım resimlerini
Dinlemiyorum sesini
Anmıyorum ismini
Olmuyor olmuyor...

Hayalimde düşümde
İşimde gezişimde
Üzüntümde gülüşümde
Anlatamam bir sen varsın içimde
ŞABAN BAĞ

İLHAM VER
Bilmem ayrılığı
Tattım ölümü
İlham ver Allah'ım
Dökeyim içimi
Sanki başımda
Dünyanın zulmü
Ben aciz kulun
Neye yarar bilmem
Ot geldim
Çöp gidiyorum
Acizim son arzum
Elim semada açık
Dua ediyorum
ŞABAN BAĞ

İNAN SEVGİLİM EMİ
En derin sevgimi sevincimi
Sevincimi neşemi
Hep sana ayırdım
İnan sevgilim emi

Gözünde yaş görmeyim
Kalbin kırık olmasın
Yanağından öpeyim
Yüzün hiç solmasın
ŞABAN BAĞ

İNANÇSIZLAR KADERE TESADÜF DERLER

İnançsızlar kadere tesadüf derler,
Hamd ve şükür demeden nimeti yerler.
İtaatsiz başıboş gezip yürürken,
Yorgun bitkin mecalsiz çekilir ferler.

Korkar ölümden sözü ağzına almaz,
Etrafına bakıp tefekküre dalmaz.
Ahıra girip çıkan mallar misali,
Ahmak, gafil!bu dünya kimseye kalmaz.

Tutmaz emri kendini medeni sanır,
Gururdan-kibirden ne kimseyi tanır.
Başın göğe erişmez, yerse delinmez,
Yaşadığın hayattan adam utanır.

Pişman olup, tövbe et gir hakk yola,
Malda-mülkte yalan kendini oyala.
Çok geç olup, güneş batıdan doğmadan,
Sen şeytana lanet halkasını dola.
Şaban BAĞ

İNSANOĞLU ZAVALLI
İlim aklın ziyası,
Hikmet ruhun seması.
Kulun amatör ası,
Duysun hesap tasası.

Hikmetsiz kuvvet ezmesin,
Kuvvetsizde hikmeti.
Başka bir şey sezmesin,
Vücudun kemik eti.

İnsanoğlu zavallı,
Çok korkar fakirlikten.
Sakınır korur malı,
Kuvvet alır birlikten.

Şiddetli büyük bela,
Kazandırır mükâfat.
Göz yeşil siyah ela,
Kalbinden faniyi at.

Korku açlık mal ve can,
İmtihan olunuruz.
Gözü açık afacan,
Allah sıfatı nuruz.
ŞABAN BAĞ

KENDİN DÜŞTÜN AĞLAMA
Görmez oldum sevgilimin yüzünü
Dilimde dolaşmaz anmaz oldum ismini
İstemiyorum görmeyeyim
Ne olur tanımasaydım bilmeseydim ismini
Beni celbeden kandıran o gözlerin
Oysa gözler yalan söylemezdi
Orta boyun ve şirin sözlerin
Kendin düştün ağlama
Sil yaşını gözlerin
İstemiyorum sevgini aşkını
Aldanmışım yanılmışım
Sil gözünün yaşını
Şaban Bağ

KİBİRLİ SEN NESİN
Allah takdir eder,
Beni âdem doğar.
Sarar onu kader,
Nur, zulmeti boğar.

Yaşayanlar ölür,
Ölen fena bulur.
Olacaklar olur,
Bir nizam içinde.

Dünya! gelen gider,
Giden, neden gelmez?
Ne bu gam, bu keder?
Aklı olan yelmez.

Yaşamaktan maksat,
Salih bir kul olmak.
Ticaret yap, al sat,
Sonu saç baş yolmak.

Alınan nefesin,
Hani şükrü nerde?
Kibirli sen nesin?
Bak! bedenin yerde...

Uyanık ol gözün aç,
Verilecek hesap var.
Geride kalır taç,
Olur, her şey ağyar.
ŞABAN BAĞ

MİNNET TARIZ ATAM SİZE
Kurdun Cumhuriyeti,
Tatdık hürriyeti.
Gösterdiğin ülküde,
Bir bütünüz fikrinde.

Kurtardın bu vatanı,
Bağışladın bizlere.
Kovdun yurdu satanı,
Minnettarız atam size.

Yol gösterdin ilim dolu,
Aydınlandı Anadolu.
Toparladın sağı solu,
Minnet tarız atam size.

Az zamanda çok iş yaptın,
Yunanı İzmir'den attın.
Hatay'ıda yurda kattın,
Minnet tarız atam size.

Millet için neler neler yaptın,
Hastalandın Dolmabahçeye yattın.
Acı on kasım nerden geldin çattın,
Minnet tarız atam size.
ŞABAN BAĞ

NASİHAT
Akilden ahmak çok^,
İnan ve iman et.
Başka çıkış yol yok,
Faydasız nedamet.
Dediklerim görene,
Dediğimden köre ne?
Koşma heva peşinde,
Sonun kara topraktır.
Ayrılacak eşinde,
Kuruyan bir yapraktır.
Dediklerim duyana,
Dediğimden uyana.

Yok, kimselerden fayda,
Yanlış hesapta olma.
Belki gelecek ayda,
Sonra sakın saç yolma.
Dediklerim biline,
Dediğimden dinlene
Şaban Bağ

NEFSİN SENİ ŞEYTANA TAPTIRMASIN
Ah deme, sonra düşmanın da, oh der,
Saye sarıl, gitsin kalbinden keder.
Kişi ne ederse, kendine eder,
Yaptıkların bir gün çıkar karşına.

Kimseye zulüm ve haksızlık etme,
Affedici ol, kimseye kin gütme.
Fitneden de kaçın, sabret belaya,
Duayla, sol ayakla gir helâya.

İnsanlara merhamet et ve acı,
Ki, insanlar seni etsin baş tacı.
Yetimin ağlamsından çok sakın,
İlim, takva gibi bir ziynet takın.

Sakın, zanna uyma, söyleme yalan,
Şeytan, heva-hevese kaptırmasın.
Bakiyi bırakıp,faniye dalan,
Nefsin seni şeytana taptırmasın.
Şaban Bağ

NEYİME
Elemlinin neşe neyine,
Kan akıtıyor gözlerim.
Son verdim bağlandığım ümide,
Biçare anlaşılmaz sözlerim.

Ümitlerim kurduğum hayaller,
Boşmuş!gönlüm ne umar ne bekler.
Bakan gözler ve konuşan diller,
Gecenin karanlığı sizi bekler.
Şaban Bağ

ÖĞRETMENİM
Ana kucağından indim sen açtın kucak,
Yarınlar sizin eserlerinizle bizim olacak.
Sızlanmaz hiçbir engel tanımaz görev yaparken,
Sanki anam gibi şefkat verir bana bakarken.

Karanlığı kovar, aydınlık girer pencereden,
İlim kokar, öğrettiği her harf ve heceden.
Hiç bilenle bilmeyen bir olurmu der peygamber,
Zulmet karanlığa ilim ise aydınlığa benzer.

Benimle üzülür benimle sevinir tutar elimden,
Kimi gelinlikle kimi baharında şehit olur korkmaz ölümden.
Feraset sahibidir o, ayırır iyiyi kötüden,
Yoktur başka en hakiki mürşit öğretmenden.

Meyve veren ağaç gibi zevk alır eserinden,
Başka bir şey istemez yeter öpülsün elinden.
Kalmaz eser dinlenir yorgunluktan çileden,
Ödeyemem hakkını ver elini öpeyim ölmeden.
Şaban Bağ

ÖLÇMEK GİBİ OLMASIN
Bana inandığın için teşekkür ederim,
Gözünde yaş olsaydı,
Ümitsizlikle sessizce Kemaliye'yi
Terk ederim.
Ama gülümsedin Ayşem,
Kuvvet verdin bana.
Artık inanıyorum,
Kalbin benim,
Çok teşekkür ederim
Sana.
Çok sevinçliyim inan,
Yolda giderken bile,
Fakir fakat bahtiyar,
Serseri bir âşık gibiyim.
Verdiğin saadet sanki,
Yüzüme vurmuş okunuyor.
Okumasınlar diye yürürken,
Başımı önüme eğiyorum.
Seni candan çok seviyorum,
Ölçmek gibi olmasın ya.!
....kadar çok seviyorum
Şaban Bağ

SENDEKİ BU GAFLET NEDENDİR BİLMEM
Saat hiç durmadan tik tak vururken,
Dehşet verici bir hesap dururken.
Topraklar yarılıp yapraklar kururken,
Sendeki bu gaflet nedendir bilmem.

Çıkar kafanı kumdan karanlıktan,
Akan sular durur korkudan hakktan.
Ah! Geride kaldı Üsküdar çoktan,
Sendeki bu gaflet nedendir bilmem.

Tutsun artık elinden sihirli el,
İman ve ihlâsla Allaha yönel.
Tövbe kapısı açıktır gel gel,
Sendeki bu gaflet nedendir bilmem.

Ah! Uyan Dünya fani ölüm ani,
Ah! Kırık yıllık Kani olur mu yani.
Ah! beyhude geçirme ömrü cani,
Sendeki bu gaflet nedendir bilmem.
Şaban Bağ

SİLEMEM
Ana ana ana............
Sığınırım ben yaratana.
Kaderimde varış bu günler,
Başıma gelecek çileler.
Çekemem diyemem.
Alın yazımdır bu günler,
Ben onu silemem..........
ŞABAN BAĞ

SOMUNCU BABA
Ey! fatiha'ya ayrı ayrı yedi mana veren,
Yakarışlarıma bir aracı ol, ey ulu eren.
Rabbim değil midir ki!gök kubbeyi geren,
O'dur,envai çeşit nimetleri sofraya seren.
Şaban Bağ

TARANCI
Gün çekilmişse pencerelerden,
Bil ki !akşam olmuştur;Tarancı..........
Aynalar baştanbaşa tenha ise,
Bil ki!yalnız kalmışındır; Tarancı......
Ses gelmiyorsa bahçelerden,
Kimse kalmamıştır, yalnızsındır,Tarancı..
Gökyüzü dönmüşe siyaha,
Kork işte artık o zaman, Tarancı........
Kork!bu gecelerden Tarancı...............
Şimdi senin bel bağladığın tepelerden,
Bir daha güneş doğmayabilir.
Tarancı..................................
Yeter korktuğun artık!
Korktuğun geldi başına.
Yazıldı doğumu, 1910, ölümü 1956.
Mahzun mezar taşına.
Nasıl doğmuşsak öyle öleceğiz,
Oysa sen çok korkmuşsun,
Ölüm haktır bizim içindir,
Kabusun olmamalıydı,korkmamalıydın, Tarancı..
Şaban Bağ

TERK ETTİM BU DİYARI
Dudağından dökülen,
O, bir tek kelime.
Beni nalân etti,
Seni ise gülen.

Yaşamadan baharı,
Hemen geldi güz geri.
Terk ettim bu diyarı,
Sana sitemden beri.

Aramız derya deniz,
Asırlar kavuşturmaz bizi.
Soldu gül gibi beniz,
Dert çekerim dizi dizi.

Tut elimden çıkart,
Düştüğüm yer bataklık.
Anlatmıyor mu? sanki,
Saçlarımdaki aklık.
Şaban Bağ

UNUTAMAM
Çok olmadı seni görüp tanıyalı ama,
Bütün sevdiklerimi unutturdun.
Mahzun kalbime som darbeyi sen vurdun,
Görünmesen gözüme ne olurdun?
Artık unutamam unutamam..............
Ruhumdasın kalbimdesin...............
Kadehimde şişemdesin.................
Unutamam unutamam...................!

Kırmızı elma gibi yanaklar,
Kar gibi bembeyaz ten.
Ya o keman kaşlar,
Ve perde aralığından,
Gizli içli bakışlar.
Her şeyin güzel,
Ruhumdasın kalbimdesin,
Bir dem çıkman içimdesin,
Kadehimde şişemdesin...................
Unutamam unutamam......................
Şaban BAĞ

UNUTMAM ALDANMA
Gurbette yine düştün aklıma,
Yıllar geçti diye unuttu sanma.
Verme kalbini sakın aldanma,
Günler geçse de yine varırım.

Her zaman hayalin gözümde tüter,
Mektupda seviyorum desen yeter.
Bastığımız yerde saadetler biter,
Aylar geçse de sana yine varırım.

Gece rüyalarımda gündüz düşümde,
Günlerce koşarım senin peşinde.
Gurbet elde yandım aşk ateşinde,
Yıllar geçse de sana yine varırım.
Şaban Bağ

VAKIF
İslam hukukunda en gelişmiş kurumdur,
Hastayı otar, çıplağı giydirir, açı doyurur.
İlk vakıf Hicretten sonra Medinede kuruldu,
Fırat kenarında kaybolan koyun Ömerden soruldu.

Vakıf ibadet değil bir kurbettir,
Ahiretde kazandırır sonu cennettir.
Hizmeti sonsuzdur öylede kalmalı,
Neden bu hale düştük düşünceye dalmalı.

Verir hizmeti ayırmaz Müslüman zimmi fakir,
Üstünlük takvadadır kimseyi görmez hakir.
Vakfın gayesi dini ve sosyaldir,
Düşenin elinden tutar kaldırır.

Şahıslardan çok toplumu düşünür,
Şimdiki anlayış yataklarda eşinir.
Neylesin ne bilsin kim nasıl geçinir,
Nerdesin ecdadımın kurumu vakıf.

Vakfı idare eder mütevelli heyeti,
Huzurludur gururludur cemiyeti ferdi.
Mülhak ve mazbut gibi çeşidi vardır,
Ameli kötü olanın çukuru kötü ve dardır.

17.yyla kadar devam etti hizmet,
Sonra bozulma başladı kalmadı hürmet.
İdeolojik derneklerin adı vâkıfa döndü,
İmaret ve aş evlerinin kazanı söndü.

Herkeste birbirine yardım hissi vardı,
Hayrını vakıflar vasıtası ile yapardı.
İman bir inanç bir vahit Allaha tapardı,
Gayeni yitirdin ecdadımın kurumu vakıf.

Yaptırdı cami mescit han hamam,
Karın tok sırt pek huzur tamam.
Çeşme köprü suyolu ve de hastane,
Ey nesil kalk ayağa bu halin ne?
Şaban Bağ

İSTEMEM GÜLME.....!
Bütün gün beklettin,
Randevuları tutmadın.
Sabır ettim,
Bekledim.
Gelmedin,
Aşkımıza iki damla gözyaşını,
Damlattın ,ama silmedin.
Kalbim senin demiştin,
Ama yalan söylemiştin.
Vermedin.....................
Bende bildim inanıp kanmadım,
Gelme dönme bilme beni.
İstemem beklemem dönme,
Görürsen hayatta beni.
Karşılaşırda tanırsam seni,
İsteme yüzüme,gülme.......
Sorarsam ismini sormamda,
Sual edersem halini,
Çam altındaki busenin hatırı içindir.
Dilin dolaşsın,
Tatlı sesler gelmesin.
Gözüm ama olsun
Görmeyeyim o dişi gülüşlerini,
İstemem gülme................
Ne olur bakma dediklerime
Beni terk edip gitme.........
Gülme istemem dedim ya.......
Çok geç anladım,aman etme....
Şaban Bağ

VEDA
Bu gün yine acı esiyor rüzgâr,
İçimde hicranın kederleri var.
Anne ver elini öpeyim sağlıcakla kal,
Ağlama anneciğim yine gelirim.
Ahret hakkını helal eyle belki ölürüm
Tanrım nasip ederse ben yine dönerim

Çıktım gurbetime açıldım köyden,
Kaderin cilvesidir ne gelir elden.
Beter oldu rengin değişti çehren,
Ağlama anneciğim yine gelirim.
Ahret hakkını helal eyle belki ölürüm,
Mevlam nasip ederse ben yine dönerim.

Başka bir şeyim yok şu cihanda benim, Ayrılıyorum ana senden yarem çok derin.
Bu seferde gidiyorum Allahım kerim,
Ağlama anneciğim yine gelirim.
Ahret hakkını helal eyle belki ölürüm,
Rabbim nasip ederse ben yine dönerim.
Şaban Bağ

VEDA ETMEK İSTİYORUM
Alıp defterimi önüme
Arınmak istiyorum...
...ve can sıkısından
Bir son vermek gelir içimden eleme
Bir el sallamak isterim el veda kedere
Yatarım her akşam bu hayallerle
Şaban Bağ

HAYAT BU

İlahi emir, yaratıldık geldik dünyaya,
Üzerinde hiçbir şey yok, anadan üryan,
Sonra baktık sabit noktaya, güneşe aya,
Kısır döngü içinde süren feryadı figan.

Çünkü borçlu doğduk, daha dünyaya gelmeden
Ahtapot gibi sarıyor, senin her yanını,
Leş kargası... Çivi çakıp delik delmeden,
Sonra bir ömür insafsız emiyor kanını.

Galiba hesap kitap sorgu sual yok sanır,
Yaşa ahmak! Yol daha nereye kadar gider.
Azrail polisi yola çıkar seni tanır.
Keser sonsuzluk bileti, her şey burada kalır.

Mesai, taksitler durun artık hele şurada,
Gün olur bizde göçeriz kalamayız burada.
Bizimde arkamızdan ağlayanlar bulunur,
Gün akşam olur. Yağmur diner ve deniz uyur.

Bunlardır sitem edip adını andıklarım,
Bana adres sormayın hele vefasızlığın.
Acıda bırakıp ta gitti dost sandıklarım
Yıllar var, ararım yerini cefasızlığın.
28.05.2000
Şaban Bağ

MİSYONER
Bu nasıl gençlik böyle? nasıl nesil..!
Maneviyat mukaddesat kalmamış.
Alnından bu kapkara lekeyi sil,
Tarih tekerrür eder, ibret almamış.

Karıştı çan sesi, ezan sesine,
Yok, mu dur? Titreyip kendine gelen.
Yolgeçen hanımı, bas ensesine,
Bu son kurşun olsun, yüreğim delen.

Ortada misyoner cirit atıyor,
Ecdat kemiği sızlıyor mezarda.
İslam yurdunda salyangoz satıyor,
Bizans öldü. Diriltemez Sezar'da.

Sahip çık ırkına, yüce dinine,
Emanettir o,bu aziz millete.
Ezerim kafanı çekil inine,
Düşmedi bu millet, daha zillete.
15 Ağustos 2003
Şaban BAĞ

UZAKLAŞ GÜNAHTAN GURURDAN KİNDEN

Başını al iki elin arasına,
Tefekkür ederek geçmişini düşün.
Tövbe et geçen günlerin karasına,
Mezar karanlık ve soğuk, yoksa üşün.

Hesap görücü olarak nefsin yeter,
Ne yapan? Kitabını oku denince.
Salih amelin yoksa halin bin beter,
Zira. Hesap görülecek ince ince.

Oku. Kâinatın esrarına bir dal,
Oku. Zamanı anla mekânı adam.
Yol çok, çatal çatal sen hak olanda kal,
Yalnız kalacaksın, gidecek mösyö-madam

Korkma! ey kaçma. islamdan dinden,
Ölme, kurtar canını ecel elinden.
Aydınlatır kâinatı, Resulün nuru,
Uzak dur be. günahtan kibirden kinden

Menfaatlanmak için harcama dini,
Müslüman tertemiz bir toprağa benzer.
At içindeki o,adaveti kini
Çıkar topraktan hep daim güzel şeyler.

Küffar,müslümanla dalga geçer niçin?
Azaba götüren şeyleri defeyle
Cennet itaat,cehennem asi için,
Yalnız kaldın bak!kabirde malı neyle.
04 Mart 2005
Şaban BAĞ..




Sizde şiirlerinizi gönderin yayınlayalım...

Şiirlerinizi Anasayfadaki Konuk Defterime yada enes_bag@hotmail.com adreslerine gönderebilirsiniz...

Konuk Defterime hoş geldiniz...

Ad,Soyad:

E-mail:

Web Adresi:

Mesaj:

Site hakkında dilek ve şikayetleriniz için Konuk Defterime mesaj bırakabilirsiniz...